Gaşiye 23’te “illâ” kesinlikle anlamında değildir; “ancak/… hariç” (istisna) anlamındadır.
Metin (88:21-24)
فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنْتَ مُذَكِّرٌ
لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍ
إِلَّا مَنْ تَوَلَّى وَكَفَرَ
فَيُعَذِّبُهُ اللَّهُ الْعَذَابَ الْأَكْبَرَ
Bağlama göre okuma
88:22 “Onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.”
88:23 “Ancak/ama kim yüz çevirir ve inkâr ederse…”
88:24 “Allah onu en büyük azapla azaplandıracaktır.”
Buradaki “illâ man…” bir istisna/hasr edatıdır; cümlenin akışını “ama/ancak” diye bağlar ve 24. ayette sonucu getirir. “Kesinlikle” anlamı taşımaz.
Kur’an içi delil
“Kesinlikle/şüphesiz” vurgusu için Kur’an “inna/inna-mâ/laqad/kallâ” gibi kalıpları kullanır. Aynı pasajda 88:25-26’da “إِنَّ” geçer: “Şüphesiz dönüşleri Bizedir; sonra hesapları da Bize aittir.” Yani “kesinlik” vurgusu için “inna” kullanılır, “illâ” değil.
“illâ”nın benzer kullanımları:
“Ancak iman edenler ve salih amel işleyenler müstesna.” 103:3
“O gün mal ve evlat fayda vermez; ancak Allah’a selim kalple gelen (müstesna).” 26:88-89
“Allah dilemedikçe… deme.” 18:24 (“illâ an” = -madıkça/-mezse)
Sonuç
Gaşiye 23’te “illâ” = istisna/hasr: “ama/ancak/… müstesna.”
“Kesinlikle” anlamı yok; o işlevi aynı pasajda görülen “inna” taşır (88:25-26).