Bu sözün Kuran'dan referansı yoktur. Ekber kelimesinin geçtiği bütün ayetlerde kıyas vardır ve Allah (haşa) hiçbir şey ike kıyaslanamaz.
Sonra Aziz'in kadını, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara elçi gönderdi ve onlara yastık/meyve; şahane bir sofra hazırladı. Ve onlardan her birine bir bıçak verdi. Ve "Çık karşılarına!" dedi. Ve şimdi onlar Yûsuf'u görür görmez o'nu gözlerinde çok büyüttüler ve ellerini kestiler. Ve "Hâşâ! Allah için, bu bir beşer değil, ancak çok şerefli bir melektir."/"Hâşâ bu satın alınmış bir köle değil ancak çok şerefli bir prenstir" dediler. (Yusuf 31)
Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Resul'ü Müşriklerden uzaktır. Ey Müşrikler! Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirleri can yakıcı bir azaptan haberdar et. (Tevbe 3)
O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar. (Enbiya 103)
De ki: "Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Bu Kur'an bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım. Siz gerçekten Allah'ın yanında başka ilahların bulunduğuna tanıklık ediyor musunuz?" De ki: "Ben buna tanıklık etmiyorum." De ki: "O sadece tek bir tanrıdır ve ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım." (Enam 19)
Kafirlere seslenilir: "Elbette ki Allah'ın kızgınlığı, kendinize duymuş olduğunuz kızgınlıktan daha büyüktür. Zira siz inanmaya çağrıldığınız zaman, kafirlik ediyordunuz." (Mümin 10)
Onlara gösterdiğimiz her ayet, bir öncekinden daha büyüktü. Ders alırlar diye onlara kimi sıkıntılar yaşattık. (Zuhruf 48)
Onlara, büyük azaptan önce, daha yakın olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler. (Secde 21)
Allah, ona en büyük azapla azap eder. (Gaşiye 24)
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilenlerden olsalardı. (Kalem 33)
Allah, onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı elbette daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı. (Zümer 26)
Zulme uğramalarından sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, kesinlikle dünyada iyi bir yere yerleştiririz. Ahiret ödülü ise daha büyüktür. Keşke hicretten geri kalanlar bunu bilselerdi! (Nahl 41)
Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür. (İsra 21)
Allah, Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara, içinden ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Cennetler ve Adn Cennetleri'nde temiz yerleşim yerleri söz verdi. Allah'ın razı olması ise daha büyüktür. İşte büyük başarı budur. (Tevbe 72)
Ne durumda olursanız olun ve Kur'an'dan onun hakkında ne okursanız okuyun; hangi işle uğraşıyorsanız uğraşın, unutmayın ki Biz mutlaka yaptıklarınıza tanığız. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabb'inizden gizli kalamaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitap'ta olmasın. (Yunus 61)
Kafirler: "Bize o Sa'at gelmeyecek." dediler. De ki: "Bilakis! Gaybı bilen Rabb'ime ant olsun ki, o kesinlikle size gelecektir. Göklerde olsun, yerde olsun zerre kadar da olsa hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz. En küçüğünden en büyüğüne kadar her şey Kitab-ı Mubin'dedir. (Sebe 3)
Ey İman Edenler! Birbirinizden başkasını, kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçi, kinlerini ağızları ile dışa vuruyorlar, ancak kalplerinde gizledikleri kin daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız, ayetlerimizi size açık açık bildirdik. (Ali İmran 118)
Sana hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz. (Bakara 219)
Ehli kitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine bunca açık mucizeler gelmişken buzağıya taptılar. Nihayet biz, tövbe ettiklerinden,onları bağışladık ve Musa'ya açık bir hakimiyet verdik. (Nisa 153)
Sana, Haram ayını ve onda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük (günahtır.) " Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu ve Mescid-i Haram'ı küfretmek onun halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük (günahtır.) Zira fitne, öldürmekten daha kötüdür. Onlar, eğer güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar, sizinle savaşmaktan vazgeçmezler. Sizden kim, dininden döner ve Kafir olarak ölürse işte onların dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş olur. İşte onlar, ateşin ehlidir. Ve orada sürekli kalacaklardır. (Bakara 217)
Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Ama insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar. (Mümin 57)
Sonra Güneş'i doğarken görünce, "Bu daha büyük, Rabb'im budur." dedi. Ama o batınca, "Ey halkım, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!" dedi. (Enam 78)
Kitap'tan sana vahyolunan şeyi oku. Salatı ikame et. Salat, fahşadan ve münkerden alıkoyar. Kesinlikle Allah'ın zikri daha büyüktür. Allah, yaptığınız şeyleri bilir. (Ankebut 45)
️Rabbimiz kitabında kendisini O'na layık bir şekilde yüceltmemizi bize emreder.
Ve de ki: "Hamd, çocuk edinmeyen Allah'a özgüdür. O'nun mülkte ortağı yoktur. O'nun acizlikten dolayı bir veliye de ihtiyacı yoktur." O'nu tam bir yüceltme ile yücelt. (İsra 111)
Sadece Rabbini yücelt! (müddessir 3)
Onların ne etleri ne de kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele. (Hac 37)
Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur'an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse savm/siyam yapsın. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister ki böylece şükretmiş olursunuz. (Bakara 185)
Peki Rabbimiz'i hangi kelimelerle yüceltmeliyiz?
Aliyyul Kebir: Evet böyledir! Çünkü Allah Hakk'ın ta kendisidir. O'nun berisinden yalvarıp çağırdıkları ise batılın ta kendisidir. Hiç kuşkusuz, Allah Aliyy'dir, Kebir'dir. (Hac 62)
Kebirul Muteal: Gaybı da görünen alemi de bilendir/Alim'dir O... Kebir, sınırsızca büyük O'dur; Müteal, sonsuzca yüce O'dur. (Rad 9)
Uluvven Kebira: Allah, onların iddialarından Münezzeh'tir ve Yücedir. (İsra 43)
Bu sözün hem ezan, hem de namaza sokulmasının Resulullah ile ilgisi alakası olmayıp bunu Resûl'e nispet edenler ise apaçık bir iftira içindedirler.
Bu düpedüz şeytanın oyunu olup her zaman yaptığı gibi yine bu tahrifi Allah Resulüne nispet edip kitleleri peşinden sürüklemeyi başarmıştır.